Uyku isteğinin kaybolması üzerine... 😪

Not edilmesi gerekenler var...

Mon, 27 Aug 2018 | 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Uyku Meselesi

Kafası az meşgul olanın da, çok dolu olanın da, heyacanlananın, strese girenin ve bilimum diğer bütün insani değerleri taşıyanların ortak bir problemi sanırım uykusuzluk. Daha doğru bir tanımla uyku isteğinin giderek azalması… Bu daha dinç, dinlenmiş veya daha efektif şekilde vücudun direnci ile ilgili değil. Uyumanın gereksiz bir eylem olduğunu düşünmeyi ve bunu kafaya takmayı sürekli hale getirme durumu…

Uyku isteği nasıl azalıyor?

Bununla ilgili tam olarak bilimsel bir araştırma yapmadım. Gerçi biraz daha ilerlerse yapacağım. Ama öncelike şöyle başlıyor diyebilirim, kafaya takıyorsunuz. Bu sadece uyku ile ilgili değil, stres altında çalışmakla ilgili. Bazı yapmanız gerekenlere yetişememek ile ya da yetişirken çok fazla zaman harcamakla ilgili. Böyle böyle kafaya takmaya başlıyorsunuz, hayatınızda kendinize ayırdığınız zamanı azaltmaya başladığınızda gelişiyor tüm olaylar.

Bunu bir alışkanlık haline getirdinizde, kendinize ayrılmış bir zaman dilimi olmuyor. İşte bu sefer de uyku düzeninden feragat etmeye başlıyorsunuz. Bunu bilerek, isteyerek ve takıntı haline gelene kadar tekrarlayarak yapıyorsunuz. Bu süreçten sonra yavaş yavaş günler yetmemeye, yirmi dört saatlik bir gün size az gelmeye başlıyor. Uyku düzeninizdeki değişilikler, uykusuz kalmanın normal hale geldiği noktaya vardığında, giderek daha fazla vakit çalıyorsunuz kendinizden.

Doğal olarak yine başa dönüyorsunuz, kendinize ayırdığınız vakit sıfırlanıyor. Ayrıca ülkemiz şartlarında ikinci bir iş üzerinde çalışmayan insan sayısı giderek azaldı. Para değersizleşince uyku ve benzeri temel ihtiyaçlar da kendiliğinden silinmeye başladı zihnimizde.

Uyku isteğine ve ihtiyacına karşı koymak

Bu çok çetrefilli bir süreç. Vücudunuz inatla uyumak istiyor, bunun için savaşıyor diyebilirim. Çünkü normal şartlarda sizin ve vücudunuzun dinlenip toparlanma evresi sadece ama sadece uyku süreci. Siz bundan kısmaya başladığınızda bazı dengesizlikler ortaya çıkıyor. Hafızada zayıflık, halsizlik, odak problemleri -ki görsel odak problemi de ortaya çıkıyor. Sadece zihinsel değil-…

Bütün bunları atlatabilseniz bile, şarjı tamamen bitmiş telefon gibi sızabilirsiniz. Vücudunuz en iyi anı kovalayacak ve sizi otobüs koltuklarında, kolunuzu yasladığınız kolçaklarda, hatta belki de ayakta duruken yakalayacaktır.

Dünya üzerinde en fazla uykusuz kalabilen kişi bunu 11 gün sürdürebilmiş, bu süreçte halüsinasyonlar ve büyük denge kayıpları yaşamıştır. Uyku isteği oldukça doğal bir süreç olduğundan, hele ki vücut bunu ısrarla kovaladığından karşı koymak biraz zor olacaktır. Ama uyku isteğindeki azalmaya paralel olarak buna karşı koymayı da öğrenebiliyor insan.

Tamamen iş odaklı olan toplumumuzda, beyaz yakalıların bile elinde ikinci bir iş var. Ben bilişim sektörünün yirmi dört saat aktif olarak işleyen bölümlerindeyim. Web siteleri ve bunların sunucularının yönetimi/bakımı oldukça masraflı ve uykuyu haram edebilen cinsten. Sektörde çalıştığım süreçte çoğu zaman iki günlük uyumama periyodlarından geçtim. Hala da geceleri ayakta dururum. Uykusuzluk çektiğimden değil, ikincil işlerimden dolayı.

Tüm bu yukarıda anlattıklarım kafa karıştırıcı olsa da, özet olarak uyku isteğine karşı koyabilirsiniz. Ama eninde sonunda uyku sizi bulacaktır. Sadece nerede bulduğu önemli. Misal çok uykusuz kalma ihtimaliniz varsa direksiyon başına geçmeyin, sonu çok iyi bitmiyor.

Sigara molaları ve uyku kesici etmenler

Uyku ile pek alakası yok gibi görünse de, sigara içmek nefes alma sorunu çıkarttığından dolayı uyku isteğini azaltabiliyor. Bu süreci atlatmak için en temel olay sigarayı bırakmak. Umut ali doğduğunda ben de sigarayı bırakmaya çalıştım. Ama henüz bunu başarabilmiş değilim. Birden fazla neden öne sürüyor kafamın içinde yer alan beynim. Bunlara baktığımda çok mantıklı olmasalar da, erken yaşta sigaraya başlamış olmanın verdiği bir durum da ortada.

Sigara molaları çok daha uzun sürebiliyor. Bunu geceye yaydığınızda, nefesinizi biraz daha kısıtlamış oluyorsunuz. Uykunuzdan uyandığınızda da nikotin bağımlılığı sizi sigaraya teşvik ediyor. Uyumadan da bu teşvik devam ediyor.

Piyasada satılan çoğu hazır kahve kafeini azaltılmış olarak sunuluyor. Kafein vücutta bıraktığı etki ile sizin uyumanızın önüne geçiyor. Uykuyu etkileyen etmenlerden bir diğeri olarak öne çıkıyor. Kafein barındıran kahveler bulabiliyorsunuz, ama çok aşırı kullanımı sizi bertaraf edebilir. Onun için dikkatli olmak da gerekiyor.

Kötü Günler

Stres, stres, stres…

Güzel ülkemde yaşanan olaylardan kaynaklı olarak stres seviyemiz en üst düzeyde. Ayrıca iş yerlerinde çalışanların üzerinde kurulan baskı da bunda büyük rol oynuyor. Stres en temel uyku öteleyici. Hatta uykusuzluk konusunda bayrak taşıyor diyebilirim. Stresi azaltmak için dinlenmeye çalışmak gerekiyor ama çok da mümkün görünmüyor. İlerleyen günlerde bunlarla ilgili de bir gelişme olacak gibi görünmüyor.

Yani yukarıdaki amcamızın da dediği gibi;

“Çok şükür kötü günleri geride bıraktık. Şimdi sırada daha kötü günler var.”

Özet olarak…

Uyku isteğimizi kaybedebilmenin çok fazla etkeni var. Bunu bilerek yapmıyoruz, aslında vücudumuz buna karşı çıkmak için programlanmış. Çünkü uykuya ihtiyacı var. Yukarıda bahsettiğim şeylerden kaçınmak gerek. Ayrıca bunu severek yapanlar da çıkabilir. Uykudan çekinmeyin, ben de şu an uyku isteğinin azalmasından kaynaklı şeyler yaşıyorum. Hatta uyumanın vakit kaybı olduğunu da düşünüyorum ama çok da mantıklı bir cümle kurmadığımın da farkındayım.

Çok fazla kafanız şişmeden ben kaçar…

Loading...
Serkan Algur

Serkan Algur Biraz da ben yazayım. 💙