Olanaksızın Fiziği 🌍

İnsan bazen hayret ediyor...

Tue, 10 Jul 2018 | 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Olanaksızın Fiziği

Yüreğimizi burkmaktan daha fazlasını yapan bir resim ile karşınızdayım. Yazının başlığını Michio Kaku’dan, alt başlık olan cümleyi de eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den alıntıladım. Umarım içeri almazlar 😄

Dikkat ettiyseniz bir satır yukarıda güldüm. Arada bunu yapmazsam delireceğim çünkü. Milletin bi tarafına koyacaklarını ayan beyan söylemekten çekinmeyenlerin hakkını şu safhadan sonra onlara iade etmek istiyorum. Gerçekten de sözlerinin eri insanlarmış. Milletin bi tarafına koymakla kalmadınız çünkü, bizim millet size Stockholm Sendromu ile tutuldu.

Geçmişinde tebaa ve biat etmekten başka birşeyden anlamayan güruhu geri uyandırdınız…

Yiten canların bir değeri yok

Aynen başlıktaki gibi. Yitip giden canların bir değeri yokmuş gibi, bu yukarıdaki resmin sorumlularında hiç suç yokmuş gibi, hatta ve hatta milletle daşdaş geçermiş gibi “230 kmlik yolda bi bu dört metrede sıkıntı var” diye açıklama yapabildiniz ya… Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın, bugüne kadar size ilişmedi ama artık ilişsin… En büyük duam da budur.

Tek istekleri A noktasından B noktasına gitmek olan 24 canı yok ettiniz. Şu askıda kalan tren raylarının altını hiç mi kontrol ettirmediniz. “Bu toprak buradan kayar, buraya biz zemin etüdü ile kazık çakalım” hiç mi demediniz? Dememişsiniz…

İstanbul daha büyük problem ile yüz yüze

Şu an haliç boylarına tramvay durakları yapılıyor. Denize sözde “kazık” çakarak yapılıyor bu işlem. Bütün gün kullandığımız yolu iki ay boyunca kilitlediniz. Eve gidemedik. Çorlu’daki tren katliamı bize ileride neler olabileceğini gösteriyor sanırım. İnsan hayatının bir hiç olarak sayıldığını zaten biliyorduk, ama artık hiçten de aşağıda olduğumuzu fark ettik.

İstanbul’da son zamanlarda yapılan bütün inşaatların ve diğer şeylerin araştırılması lazım. Üçüncü havalimanı da ne kadar süre dayanacak, onu da göreceğiz.

Hele bir de hala devam ettirilen Kanal İstanbul projesi yaz aylarında sıkıntıya giren İstanbul’un can damalarını baltalayacak. Yer altı sularına zarar gelmeyeceğini düşünmek tamamen hayal dünyasında yaşamak olacaktır. Kaldı ki orada olutşurulacak betonlaşma, çevrenin olumsuz etkilenmesindeki en büyük rolü oynayacaktır.

Zaten orada tarla niteliğinde olan çoğu yer alındı, projeler için reklamlar bile çıkıldı. Bu saatten sonra da sanırım geri dönüşü olmaz bu projenin. İstanbul gibi turist çeken, tarihin kalbi olan bir şehir için planlanan bu bitirme projesi hepimizden çok şey alacak gibi duruyor.

Son

Bile bile lades oluyor sanırım, çok fazla buralarda takılmanın bir manası kalmadı…

Kalın sağlıcakla…

Loading...
Serkan Algur

Serkan Algur Biraz da ben yazayım. 💙